NAPOLYON'DAN EŞİNE İLGİNÇ MEKTUP VE İLİŞKİLERİ



Her zaman ilgimi çeken tarihi şahıslara bir de entrika ve aşk karışınca dayanamıyorum =) Joséphine de Beauharnais'ten ilk önce bahsetmek istiyorum. Mektubu da paylaşacağım. Gerçek hayat hikayesi olan bu olayın edebiyatla tam alakası olmasa da işi mektupla kurtarabiliriz sanıyorum ki...
Joséphine de Beauharnais fakir bir Fransız çiftçisinin kızıydı ve 17 yaşında iken adadaki soylu bir Fransız ailenin oğlu olan subay Alexandre de Beauharnais ile evlendi. Bu evlilikten iki çocukları dünyaya geldi. Josephine bir ara boşanma talebinde bulundu. Mutsuz evlilikleri Alexandre’ın devrimdeki kargaşada giyotine kurban gitmesiyle trajik bir şekilde noktalandı. , daha sonra güçlü erkeklerle ilişkiye girerek hem para, hem de mevki sahibi oldu. Entrika kraliçesi olan Rose Napolyonla tanıştığında zekasını kullanarak ona kendini aşık etti. O zamanlar dul ve iki çocuk sahibi olan bu kadını Napolyon'un ailesi ne kadar istemese de bu evliliğe karşı çıkamadılar. Para,şöhret delisi olan bu kadın Napolyon ile evlendikten sonra da kendisi savaştayken sevgilileriyle de teselli bulmuştur. Napolyon daha sonra bunu öğrenmiş ve yine de öylesine güçlü bir adam kendisine Josephine ismini koyduğu karısını affetmiştir. Fakat Napolyon'a hiç bir çocuk verememesi üzerine olacak ki daha sonradan Napolyon kendisini boşamıştır.
Napoleon Bonaparte’den Josephine’e
Artık sizi sevmiyorum; tersine sizden nefret ediyorum. Bir cadısınız siz, tam anlamıyla yoldan çıkmış, tam anlamıyla ahmak, gerçek bir Sindirella’sınız. Bana hiç yazmıyorsunuz, kocanızı hiç mi sevmiyorsunuz? Mektuplarınızın ona ne kadar zevk verdiğini biliyorsunuz, ama yine de eliniz ona beş altı satır çiziktirmeye varmıyor. Peki, bütün gün ne yapıyorsunuz Madam? Sizi sadık sevgilinize yazmaya vakit bulmaktan alıkoyacak denli yaşamsal bir uğraş içinde misiniz? Hangi bağlılık ona vaat ettiğiniz sevgiyi, sevecen ve sürekli sevgiyi boğmanıza, bir kenara atmanıza neden olabilir ki? Her anınızı dolduran, günlerinizi yöneten ve ilginizi kocanıza adamanıza engel olan bu harikulade yeni âşık kim olabilir? Bakın, söylüyorum Josephine; güzel bir gece kapılar kırılacak ve karşınızda beni göreceksiniz.
Bir tek günüm bile geçmedi yüreğimde senin sevgin olmadan, bir tek gecem bile geçmedi seni kollarımla sarıp sarmalamadığım, beni yaşamımın ruhundan uzaklaştıran zafer ve tutkuya lanet etmeksizin bir tek fincan çay bile yudumlamadım. İş güçle meşgulken, orduları komuta ederken, savaş meydanlarını aşarken, benim tapılası Josephine’im, hep kalbimin tahtında oturuyor, zihnimi meşgul ediyor, düşüncelerimi alıp uzaklara götürüyorsun. Senden Rhohe’un suları kadar hızlı ayrılmamın nedeni, seni en kısa zamanda yeniden görmek isteyişimdir. Eğer gece yarıları çalışmak için kalkıyorsam bunu benim tatlı sevgilim belki birkaç gün önce gelir diye yapıyorum, mektubunda bana ‘siz’ diye hitap ediyorsun. Sensin ‘siz’! Ah, kötü kız! Nasıl yazabildin böyle bir mektubu? Ne kadar da soğuktu! Siz! Siz! Bu 15 gün nelere gebe? Ruhum üzgün, yüreğim köle, hayal gücüm beni korkutmakta. Beni fazla sevmiyorsun. Ve belki de bir gün gelecek beni hiç sevmeyeceksin. Bunu söyle bana, hiç değilse acıları hak etmiş olurum. Sevdiğim, çekindiğim, içimde beni doğaya çağıran tatlı duygular, yıldırım gibi beni ateşleyen hayatımın kadını, acısı, tatlısı, umudu ve ruhu, hoşça kal! Senden ne bitimsiz bir aşk istiyorum, ne bağlılık, yalnızca gerçeği, uçsuz bir açık yüreklilik istiyorum senden. ‘Seni eskisi gibi sevmiyorum’ diyeceğin gün, akşamında da yaşamımın son günü olacak.
Hoşça kal!

Yorumlar

Buzlu Kalem dedi ki…
Napolyon resmen atar yapmış :))
bu atar da haklı sanki :D

Popüler Yayınlar