Yazar Olmak İsteyenlere Yazarlardan Öneriler

   

      Elbette yazar olmayı istemek güzel bir şey fakat ha deyince yazar olunmuyor. İsterseniz edebiyat mezunu olun isterseniz yazarlık atölyelerine gidin. Bu işe başlamanın ilk adımı kitap okumaktan geçiyor. Hemde çok fazla! Bunu ben demiyorum; Bunu geçmişte iz bırakmış ve günümüzde de iz bırakmaya devam eden yazarlar tavsiye ediyor. Elbette istemek, başarmanın yarısıdır fakat kendimizi geliştirmek için fazlasına ihtiyaç duyacağımız aşikar. Gelin yazarların önerilerine göz atalım:

  Mark Twain: 
-Sıfat kullanırken eğer kullandığınız sıfattan emin değilseniz hemen üzerini çizin.
-İlk seferde kitabınızın kusursuz olması yönünde bir beklenti içine girmeyin.
-Çalışmaya devam edin, düzeltmeler yapın ve bu doğrultuda yeniden yazın.
-İyi bir dil bilgisi kullanmaya özen gösterin.
-Sade ve yalın bir dil, kısa kelimeler ve cümleler kullanın. Buna olabildiğince sadık kalın; laf kalabalığından ve abartılı anlatımlardan uzak durun.

Rad Bradbury:
- İşe roman yazarak başlamayın: Roman yazmanız uzun zaman  alır. Yazmaya haftada bir tanesini tamamlayacağınız  şekilde ayarlayacağınız bir düzende bir sürü kısa hikaye  yazarak başlayın.
-Kısa hikayelerin niteliklerini araştırın: Bradbury;  Roald Dahl, Guy de Maupassant ve daha az bilinen Nigel  Kneale ve John Collier’in yazdıklarını kast ediyor.
- Size inanmayan insanlarla arkadaşlığınızı bitirin  
- Kütüphaneye kapanın, Lanet olası bilgisayarınızdan  ayrılın!
-Filmlere aşık olun, özellikle eski olanlara.
-Para kazanma planları yapmayın.
- Sevdiğiniz ve nefret ettiğiniz 10 şeyi listeleyin:  Sevdiklerinizi yazın, nefret ettiklerinizi yok edin!  (tabi onlar hakkında da yazabilirsiniz)
-Aklınıza gelen her şeyi yazın. Kelime birliği yaratıcılıkta meydana gelebilecek tıkanıklığı bozar, o yüzden her sözü yazmayı deneyin çünkü hiçbir şeyi test etmeden  bilemezsiniz.

John Steinbeck:
- Kitabı yazmayı tamamlayamayacağınız fikrinden kurtulun. Tek seferde 400 sayfa yazmayı denemeyin, günde 1 sayfa yazın. Bitirdiğiniz zaman şaşıracaksınız.
- Özgürce ve mümkün olduğunca hızlı yazın. Yazacaklarınızı bitirene kadar asla yazdıklarınızı düzeltmeyin veya değiştirmeyin. İşinizi bitirmeden düzeltme yapmaya kalkışmak genelde yazmayı bırakmak için bir bahane oluyor.
- Seyircilerinizin varlığını unutun. Başlangıçta isimsiz ve yüzsüz seyirciler sizi korkutacak olsa da daha sonra bunun bir önemi kalmayacak çünkü bu bir tiyatro oyunu değil ve onlar aslında yoklar. Yazıda, seyirci tek bir okuyucudur. Tanıdığım ya da hayal ettiğim birine yazıyormuş gibi yapmanın faydasını gördüğüm olmuştur.
-Eğer yazının bir bölümü tüm enerjinizi emiyorsa o parçayı atlayın ve yazmaya devam edin. Yazınızın tamamını bitirdiğinizde sizi uğraştıran bölümü tekrar okuyun. O parçanın sizi o kadar uğraştırmasının sebebinin onun yerleştirdiğiniz yere ait olmamasından kaynaklandığını göreceksiniz.
-Yazdıklarınız içinde en çok dikkat etmeniz gereken bölüm en çok beğendiğiniz bölümdür. O parçanın genele uyum sağlamadığını fark etme ihtimaliniz çok yüksek.
- Diyalog yazıyorsanız, aynı anda yazdıklarınızı yüksek sesle okumayı ihmal etmeyin. Diyaloglar ancak o zaman konuşmanın diline sahip olacaktır.

Yorumlar

CEREN DEREN dedi ki…
Uygulanacak güzel bilgiler...
ps:bloğunuza üye olamıyorum neden acaba?
"bu siteye katılın" diye mavi bir buton var(en sağdaki resmin hemen altında) Ona tıkladınız mı?
siz Gplus üyesi olduğunuz için katılamıyorsunuz olabilirsiniz butona tıklayarak üye olmayı deneyin=)

Popüler Yayınlar